Erzincan ili Doğu Anadolu Bölgesi’nde dokuz bir ilçeden oluşan bir ildir. Bunlar Refahiye, Kemah, Kemaliye, Tercan, Çayırlı, İliç, Otlukbeli ve Üzümlü’dür. Tarihi ipek yolunun üzerinde yer alır.

Erzincan’ın İlkçağ tarihi hakkında esaslı bilgiye henüz sahip değiliz. Ne var ki M.Ö. ikinci bin yılda, bu yörede, Hurriler’in yaşadığını, ikinci bin yılın ilk yarısı başlarında da Hayaslılar’la Azziler’in hüküm sürdüğü bilinmektedir.Eski çağlardaki “Azzi” bölgelerinden dolayı Aziriz olarak bilinmekteydi. Selçuklular, Aziriz adını çok beğenmiş ve buna “Rahmet yağarsa can Aziriz can” rahmet yağmazsa “Yan Aziriz yan” biçiminde bir tekerleme uydurulmuş, bu tekerlemedeki Aziriz sözcüğü zamanla değişerek, Erzincan biçimini almıştır. Erzincan da bu sözcükten türemiştir (Bu iddiayla ilgili bir kaynak olmadigini belirtmek gerekir, bilginize!)

Anadolu’da M.Ö. 1050-1180 arasında Hattuşaş’ı merkez yaparak büyük bir imparatorluk kuran Hititler yakın doğuyu egemenlikleri altına almışlardır. Erzincan ve yöresinde Hititler’e ait bir yerleşim merkezine rastlanmamışsa da, bu yörenin Hitit egemenliği altında kaldığından da hiç şüphe yoktur.

Doğu Anadolu’da kurulan ilkçağ devletlerinden biri Urartular’dır. M.Ö. 900 yıllarında kurulan bu devlet Van’ı (Tuşpa) başkent yapmış, sınırlarını Hazar Denizi’nden Malatya’ya, kuzeyde Erzurum ve Erzincan’dan güneyde Halep ve Musul’a kadar genişletmiştir.

Erzincan yakınlarında Altıntepe’de 1953’te yapılan kazıda Urartular’a ait birçok eser çıkarılmış, bu yörenin Urartu egemenliği altında kaldığı kanıtlanmıştır.

Çeşitli saldırılara maruz kalan Urartu şehirleri, teker teker tahrip edilirken Medler’in Anadolu’yu istilası sırasında M.Ö. 600 yıllarında tamamen ortadan kaldırılmıştır. M.Ö. 612’de Erzincan ve yöresi Urartular’ı yenerek Anadolu’yu istilaya başlayan Medler’in eline geçti. Med Krallığı’nın Kyaksar döneminde Lidyalılar’la yaptığı savaşlar, muhtemelen Erzincan ve civarında cereyan etmiştir. Bu yöreler M.Ö. 550 civarında bu kez Persler’in eline geçmiştir.

Hititler’in Anadolu’yu istila ettikleri sırada, İran yaylasını da Persler ele geçirdiler. Persler’in yükselişi daha çok Büyük Kiros (M.Ö. 550-530) ve Kampis (M.Ö. 530-520) dönemlerine raslar. Bu dönemde Erzincan ve çevresi de Persler’in eline geçer. Persler’den sonra Anadolu Makendonyalılar’ın eline geçmiştir.

Roma İmparatorluğu ordusu M.Ö. 70 tarihinde Doğu Anadolu’yu ele geçirmeye başlayarak Elazığ yöresindeki Safen (Harput) Kralığı’nı yıktıktan sonra, Tigran Ordusunu da yenilgiye uğratmıştır. Bu sırada (M.Ö. 68) Pontuslular da Erzincan yörelerinde Roma üstünlüğüne son vermişlerdir. İran ile Bizans arasında sürekli savaşlara sahne olan Erzincan ve yöresi, en son Bizans imparatoru Heraklius tarafından 629 tarihinde malubiyete uğratılan İran’dan geri alınmıştır.

Halife Osman (644-656) zamanında Habib bin Mesleme 755 senesinde Erzincan ve yöresini ele geçirerek, bu bölgeyi tamamen Müslümanların yönetimine kattı. Erzincan ve yöresi Abbasiler döneminde de çeşitli saldırılara maruz kaldı. Halife Mütevekkil Alallah (847-861) döneminde Malatya Valisi Ömer bin Abdullah, Arapgir, Eğin, Kemah, Erzincan ve Trabzon kentlerini Bizanslılar’dan geri aldı (859). Böylece Erzincan tekrar müslümanların hakimiyetine geçti.

Türkler’in Anadolu’ya daha önce de akınlar yaptılarsa da, Türkler’in Anadolu’yu vatan edinmeleri genel kanaate göre Malazgirt (1071) zaferinden sonradır.

Alp Arslan’ın komutanlarından olan Mengücek Ahmet Gazi, Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar yörelerini hakimiyeti altına aldı. Kemah’ı merkez yaptı. Ahmet Gazi’nin ölümü üzerine (1114) yerine oğlu İshak Bey geçti. Bu beyliği uzun süre yöneten İshak Bey ölünce (1124) yerine Melih Mahmut geçti. İshak Beyin oğulları onu tanımayınca, Mengücek devleti parçalandı. Kemah Melih Mahmut’a Erzincan Davut Şah’a, Divriği de Süleyman Şah’a düştü. Davut Şah’ın öldürülmesi üzerine (1151) Erzincan’a 13 yıl Süleyman Şah sahip olmuş; Davut Şah’ın oğlu Fahrettin Behram Şah (1165) yılında babasının tahtında oturunca, Mengücek Beyliği tekrar güçlenmiştir. Fahrettin Behram Şah’ın Kılıçarslan’ın damadı olması göz önünde bulundurulursa, Mengücek Selçuklu münasebeti daha iyi anlaşılır. Erzincan ın siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden, Mengücek Beyliği ve Selçuklu döneminde ve ondan sonra gelen yüzyıllar içerisinde de Anadolu nun ileri gelen ticari ve kültür merkezlerinden biriydi. O dönemler içerisinde ekonomisinin temelini oluşturan faaliyetler açısından çağdaşı olan kentlerin pek çoğundan hayli ileri idi. 12. yüzyılda Gezgin Marco Polo, kentte dokumacılığın gelişmiş olduğunu, 14. yüzyılda İbni Batuta da kentte dokumacılığın ve bakır eşya yapımının ileri düzeyde olduğunu yazarlar. Dokumacılık, boya yapımının gelişmesini de sağlamıştı. 1561-1518 yıllarında düzenlenen tahrir defterlerinde kentin yıllık geliri 224.753 akçe idi. Bu gelir, çeşitli vergi ve resimlerden oluşmaktaydı.

Erzincan`nın , Otlukbeli ilçesinde 11 Ağustos 1473 tarihinde ünlü Otlukbeli Savaşı gerçekleşti. Fatih Sultan Mehmed ile 100 000 Osmanlı asker ve Uzun Hasan Sultan ile 70 000 Akkoyunlu asker Otlukbeli`de savaşmeydanında savaşa karşı karşıya geldiler.

Sarıkamış savaşın galibi General Nikolay Yudeniç Rus Kafkasya Ordu komutanı olarak 1915 yılın yaz aylarında Anadoluya taaruza geçti ve Erzincana kadar Rus ordu birlikleri ile ilerlendi.

 

Erzincan’da Hizmet Verdiğimiz İlçeler

  • Çayırlı
  • Erzincan
  • İliç
  • Kemah
  • Kemaliye
  • Otlukbeli
  • Refahiye
  • Tercan
  • Üzümlü

 

Benzer Yazılar

No Comments

Leave a Comment